Cuma, Ocak 08, 2016

Tıkır tıkır.

İşte ödülüm: blog postu yazmak. Verimli bir gün, bereketli bir haftaydı. Küçük zaferler, irili ufaklı keyiflerle yaşandı. Sana hepsini anlatacağım.

Hangisinden başlasam?

Celes der ki hedeflerin seni heyecanlandırmalı. Ben bunu şimdiye kadar tam anlamamışım. Hep kendimi zorlama yoluna gitmişim. Hep daha fazlasını, daha hızlısını talep etmişim kendimden.

Mesela ilk ay kendime hedef olarak 1300'den 1400 Elo'ya çıkmayı hedeflemiştim yeni yılda. Bu da her hafta + 25 Elo eder. Oysa artık shredder bana kazandığım her oyun için sadece 3 puan veriyor. Kaybedince de 2'sini geri alıyor. Bazı gün hiç oynamadığımı varsayarsak ve en fazla günde iki oyun oynadığımı, bu hedefi tutturmam için kasmam lazım. Bilinçaltı bunu şıp diye seziyor ve hemen greve gidiyor. Tek hedefim bu bile olsa oyun oynamak keyif olmaktan çıkıyor.

Sonuç ne? Haftada +25 Elo motive edici bir hedef değil, tam tersi.

Ne yaptım? Yarıya indirdim. İlk ay +50 Elo. Haftada yaklaşık +12 puan. Yapabileceğim kadarını hedeflemek. Keyifle.

Genel olarak kendime koyduğum hedefleri ikiye böldüm. Ev işlerini de günde bir ev işine indirdim. Haftalık yemek planlaması en nefret ettiğim ve en çok kaçtığım işti: haftalık yerine üç günlük planladım. Hemen yapıverdim. Her gün yürüyüş hedefini de haftada ikiye indirdim. Bugün, haftanın bitmesine iki gün kala, 4 km yürüdüm.  Ulaşamadığım bütün hedefleri yarıya indirmeyi düşünüyorum.

Hedef konusunda bu sene yaptığım ikinci yenilik kendime bir motivasyon kolajı yapmak oldu. Celes'in deyimiyle: vision board. Şöyle yapıyorsun: varmak istediğin amacı sembolize eden bir resim bulup, onu her gün göreceğin bir yere koymak.

Ben laptopa masaüstü duvar kağıdı yaptım: satrançta en iyi kadın oyuncu olan Polgar'ın satranç turnuvasında çekilmiş bir resmini, Rowling'in elinde Harry Potter'ın kitabını tuttuğu bir resmi, bir tomar para, bir de konforlu bir banyo resmi. (Bunlara fit ve spor yapan bir kadın resmi de ekleyeceğim galiba). Polgar ya da Rowling olmak istediğimden değil. Sadece onları görünce benim de onların yaptığını yapasım geldiğinden.


Bugün bütçe planlaması da yaptım. Böylece çoktandır ihmal ettiğim senelik sağlık kontrollerini bir programa bağladım. Randevular alındı, mailler atıldı.

İşte böyle şeyler.

Yarın haftalık rapor günü. Yarın yeni yılın ilk haftası dolacak. İnce ayar günü.

En önemlisi ne biliyor musun? Yarın varacağım yer için yaşamıyorum. Geçmişin acılarından kendimi sakınmayı da öğrendim. Geçmişte yaşamamaya çalışıyorum ve yarını planlıyorum, evet, ama keyif almaya bakıyorum bugünden. Eskisi gibi, bir hırsla yaşamıyorum. Eskiden uzayın en uzak noktasını hedeflerdim kendime, içten içe, hatta o bile yetmezdi. Şimdi hiç öyle değil. Bu işte, en büyük konforum şu günlerde. Meşgalelerim var, yapılandırdığım. Üretken bir yaşam sürmeye çalışıyorum. Çünkü bana bir şey katıyor. Hepsi bu.







6 yorum :

  1. Verimli günler geçirdiğine sevindim. Yazmış olduğun şu Elo'dan falan anlamıyorum. :)) Hiç anlamadım böyle şeylerden zaten. Buda ayrı bir zeka işi zaten ama iş sağlığa gelince sakın ihmal etme emi mutlaka kontrollerini yaptır. Fit olmaya gelince çalışırsan oda olur.Fazlada ihtiyacın olduğunu sanmıyorum.Sevgiyle kal

    YanıtlaSil
  2. Sibel'cim Elo satranç seviyesini gösteren bir puanlama sistemi. Ne kadar yüksek olursa o kadar iyi bir oyuncusun demek. Hepsi bu.
    Bu ay diş doktoruna gidiyorum, önümüzdeki ay da kadın doktoruna. Dişlerimi iki senedir kontrol ettirmedim. Kadın doktoru daha az bir süre neyse ki. O pembe kurdeleyi oraya boşuna koymadım. :) Sen de sevgiyle kal.

    YanıtlaSil
  3. Daima bulanık hedefleri olan bana doğru kayıyorsun sanki, öyle bir kıpırdanma hissettim:-) Firma içinde aldığım eğitimlerde en zorlandığım şeydi, klasik soru: hedeflerini sırala, aklıma hiç bir şey gelmezdi, ne desem diye düşünürdüm, Orhan Pamuk'un son çıkan kitabını almak, sinemaya gitmek falan gibi saçmalamak içimden geçtiyse de hiç yapmadım... İyi bir şey bence...

    Rowling'in Harry Potter kitabıyla olan resmi çok süper bir fikir ben de yapayım. Belki faydası dokunur.

    YanıtlaSil
  4. Nasıl öyle bir izlenim oluşmuş hayret. Tam tersi hiç olmadığım kadar "yörüngede" hissediyorum kendimi. Emin adımlarla ilerliyorum. Yavaşlamaktan korkmadan.
    Ben artık anladım görsel beni en motive eden şey. Hayal etmemi kolaylaştıran her şey fark yaratıyor. Sen de yap. Senin o zayıflamış resmin mesela beni derhal harekete geçirdi. Ben de öyle genç kız vücudu istiyorum kendime. Biraz çikolatadan kısmak lazım elbet. Ama olacak, olacak, olacak. :)

    YanıtlaSil
  5. :( Ya benim hiç beni heyecanlandıran hedefim olmadığını fark ettim şu an...

    YanıtlaSil
  6. Var bence, yani bir tanesini ben biliyorum: her sene güzel bir yere seyahat etmek. Sadece çoktan sıraya girmiş ondan farketmiyorsun.

    YanıtlaSil